Grip

grip4

Türkiye’de her yıl 1 milyon kişi grip olmaktadır!

Her yıl dünyada on milyonlarca kişi grip olmakta ve on binlerce kişi hayatını kaybetmektedir. Türkiye’de ise her yıl 1 milyon kişinin gribe yakalandığı düşünülmektedir. Grip olanlar yaklaşık bir hafta iş ve okullarından uzak kalmakta ve bu da iş verimi azaltmaktadır. Gribe yakalananlarda ölüm riski 1/10.000 oranında artmaktadır.

Gripe hangi virüs neden olmaktadır?

Grip Influenza A,B ve C grup virüslerin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. En sık İnfluenza tip A virüs suşları bu hastalığa yol açmaktadır. İnsanları, diğer memelileri ve kuşları etkileyebilir.

Gribin semptomları nelerdir?

En sık görülen belirtileri ateş, titreme, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, yaygın kas ağrıları, şiddetli baş ağrısı, öksürük, halsizlik, yorgunluk ve genel rahatsızlık hissidir. Bu bulgularından ötürü halk arasında paçavra hastalığı olarak da bilinmektedir. Çocuklarda bulantı, kusma karın ağrısı da şikayetlere eklenebilir.

Salgınlar nasıl olmaktadır?

Dünyanın belirli bir bölgesine sınırlı salgınlara epidemi, tüm dünyayı etkileyen salgınlara ise pandemi adı verilmektedir. Pandemilerde dünyada çok sayıda ölümler görülmektedir. 20. yüzyılda 3 tane pandemi gözlenmiştir. Virüs alındıktan 1-2 gün sonra hastalık başlamaktadır. Gripli hasta virüsü 5-7 gün saçmaktadır. İlginç olarak çocuklar erişkinlerden çok daha fazla bulaştırıcılardır ve bulaştırıcılıkları 2 haftaya dek sürebilir.

Bir toplumda salgın başlamışsa bu toplumdakilerin % 70’i hasta olmaktadır.

Nezle ile Grip arasındaki farklar nelerdir?

Nezle, soğuk algınlığı ile grip karıştırılmaktadır. Grip daha ağır seyreden, ciddi kas ağrılarının da eşlik ettiği ve İnfluenza virüslerinin neden olduğu bir hastalık iken, nezle Rinovirüslerin etken olduğu daha çok burun akıntısı, ateş ve sık hapşırıkla seyreden ve daha hafif bir rahatsızlıktır. Grip çok daha ciddi tablolara ve ölümlere yol açabilmektedir. Bunlar içinde pnömoni (zatüree) sık görülebilen bir komplikasyondur.

Grip nasıl yayılır?

Virüs partiküllerini içeren öksürük, aksırık ve burun akıntılarının damlacıklar vasıtasıyla solunmasıyla hava yoluyla kolaylıkla bulaşabilirken, enfekte olmuş havlu, telefon, kapı kolları ile direk temasla veya öpüşmek, tokalaşma ile de bulaş mümkün olmaktadır. Bir tek hapşırıkla 40.000 damlacık havaya saçılmakta ve yaklaşık 1 mikron çaplı bu damlacıklar havada asılı kalmakta ve solumayla bir tek tanesi bile enfeksiyona neden olabilmektedir. Vücut dışında virüs paralarda, kapı kollarında ve diğer yüzeylerde dakika ile haftalar arasında canlı kalıp enfeksiyona neden olabilmektedir.

Nasıl korunuruz?

İnfluenza virüsü güneşe, deterjanlara ve dezenfektanlara karşı dayanaksızdır. Sabunla ellerimizi yıkadığımızda kolayca etkisizleşir. Sık sık el yıkamak korunmada önemli bir adımdır. Hijyene uymak, hapşırıp, öksürürken damlacıkların saçılmasını önlemek, ve hasta insanlardan uzak durmak genel önlemlerdendir. Hasta kişilerin işe, okula, toplu yerlere gitmesinin önlenmesi hastalığın yayılım hızını azaltacaktır. Virüs maskeleri de sağlık personelince kullanılmalıdır. Sigara içenlerde hastalık daha ağır seyretmekte, iyileşme uzamaktadır.

Kuş gribi nedir?

İnluenza A/H5N1 suşlu İnfleunza virüsü kaynaktır. 1990’da Asya’da bir pandemi yapmıştır. İnsandan insana bu suşla bulaş sık değildir. Enfekte olduğunda ciddi akciğer hastalığına neden olabilmektedir. 2006-2007 sezonunda görülen kuş gribi salgınında kuşlarla yoğun temasta bulunan insanlarda grip izlenmiştir.

Domuz Gribi

İnfluenza A/H1N1 suşunun neden olduğu ve 2009’da dünyada pandemiye neden olan grip türüdür. Yaygın grip virüslerine göre daha az öldürücüdür.

Keçi Gribi nedir?

Keçi gribinin insanlardaki griple ve İnfluenza virüsü ile hiçbir ilgisi yoktur. Bir bakteriyel enfeksiyondur. Q ateşi olarak bilinen Quensland ateşi, Coxiella burneti adlı bakterice ortaya çıkmaktadır. Küçük baş hayvanlarda gribe benzer bulgularla seyrettiğinden bu isimle anılmıştır.

Tanı

Tanıda virüs kültürleri alınmaktadır. Ayrıca 15 dakikada sonuç veren hızlı tanısal testlerin sonuçlarına ise tam güvenilemez. Hastalığın seyrek görüldüğü dönemlerde testte yanlış sonuçlara sıklıkla rastlanmaktadır.

Grip nasıl seyreder?

Toplumun genelinde tüm bulgular 1-2 haftada tamamen geriler ve kaybolur. İlk haftada gerilemeyen hastalarda bronşit, sinüzit, kulak enfeksiyonları ve hatta pnömoni (zatüre) gibi hayatı tehdit eden komplikasyonlara neden olur. Bu yüzden 2 yaş altı, 65 yaş üstü, kronik hastalıkların eşlik ettiği, organ transplantı yapılmış olanlar, AIDS hastaları, akciğer hastalığı olanlar, gebelerde çok dikkatli olunmalı ve hasta yakın takip edilerek hastaneye yatış da dahil olmak üzere tüm tedavi seçenekleri akılda tutulmalıdır. Günümüzde riskli gruplar için tehdit sürmektedir.

Grip kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları gibi mevcut hastalıkların şiddetini artırmaktadır.

Aşılama kimlere ve ne zaman yapılmalıdır?

Aşılamada genellikle iki İnfluenza tip A ve bir İnfluenza tip B virüsünün inaktive formu üçlü aşı şeklinde verilmektedir. Bu aşı ile hastalık geçiş riski yoktur. Virus çok hızlı antijen değiştirdiğinden her yeni yılın aşısı da farklı olmaktadır. Eylül-Ekim ayları aşılama için uygun aylardır. Virüs tiplerindeki değişimden dolayı aşıların % 100 koruyuculuğu yoktur. Aşılama her yıl yenilenmelidir. Aşı ile gribin yayılması önlenir. Ağır seyreden grip vakalarıyla oluşacak komplikasyonları ve ölümü engellemede ve gribe bağlı hastaneye yatışları önlemede önemli katkı sağlanmış olunur.

Aşılama gerekenler; 6 ay–2 yaş arası çocuklar, 65 yaşın üzerindeki yetişkinler, diyabet, astım, kalp yetmezliği, astım ve KOAH gibi diğer akciğer hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi düşkün hastalar, kanser hastaları, sağlık personeli, kreş ve huzurevi çalışanları, toplu yaşamın olduğu kışlalar, yurtlarda barınanlar ve gebelerdir.

Aşı nasıl uygulanır?

Aşı 9 yaş altında ve bağışıklık sisteminde yetersizliği olanlarda en az 3 hafta ara ile 2 doz, 10 yaş ve üzeri ise tek doz kas içine uygulanmaktadır.

Aşının yan etkileri nelerdir?

Son derece nadir olmakla birlikte virüse veya virüsün yetiştirildiği yumurta proteinine karşı alerjik reaksiyonlardır. Aşıya bağlı ciddi yan etki oranı (Gullian Bare sendromu) 2009 yılındaki grip salgınında 11/100 milyondur. Kar-zarar oranı gözetildiğinde riskli gruplarda aşılanmanın gerekliliği açıktır.

Tedavide neler yapılmaktadır?

Öncelikle istirahat önerilmekte, bol sıvı alımı, alkol ve sigaradan uzak durma ve parasetomol veya benzeri ağrı kesici-ateş düşürücü antigripal ilaçlar tavsiye edilmektedir. Aspirin bu tür viral hastalıklarda alınmamalıdır. Salt grip vakalarında antibiyotikler kesinlikle alınmamalıdır. Antibiyotik alımı taşıyıcılığı artıracak ve potansiyel yan etki riski taşıyacaktır.

Antiviral ilaçlar ise bazı durumlarda önerilmektedir. Oseltamivir ve zanamivir etken maddeli bu ilaçların potansiyel yan etkileri antibiyotiklerden fazladır ve doktor kontrolü olmadan alınmamalıdır. Bu ilaçlar ancak hastalığın başlangıcında, erken dönemde (semptomların başladığı ilk 2 gün) verilirlerse işe yaramaktadır. Riskli gruplarda antiviral ilaçlar başlanmalıdır: gebeler, 2 yaş altındaki çocuklar, akciğer problemi olanlarda grip belirtileri başlar başlamaz antiviral ilaçlar alınmalıdır.

Koruyucu olarak antiviral tedavi almalı mıyım?

Hayır, başka bir ülkeye gidişte veya gripli insanlara temasta antiviral tedavi önerilmez.

Gripliyken emzirmeye devam edilmeli midir?

Evet, anne sütü gribe karşı çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirecek maddeler ihtiva etmektedir.

HIZLI BİLGİ ve RANDEVU FORMU

Her türlü sorunuz için aşağıdaki formu doldurun, sizi hemen arayalım.

ONLINE GÖZ SAĞLIĞI DANIŞMANLIĞI Bilgi almak için formu doldurun biz sizi arayalım.