Omurilik Yaralanması

OMURİLİK YARALANMASI NEDİR ?

Omurilik, kemik kanalın içinde korunaklı bir durumda olduğu halde, düşme, çarpma, ezilme veya kırık gibi travmalardan zarar görebilir ve bunun sonucunda “omurilik yaralanması” dediğimiz durum ortaya çıkar. Omurilikteki sinir hücreleri çok duyarlı olduğu için özellikle omurga kırıkları sonucunda çevreye bası yapan keskin kemik kısımlardan etkilenir ve hasara uğrar. Böylece beyinden gelen duyu ve hareket iletilerinin, o seviyenin altındaki vücut kısımlarına ulaşmasını engelleyen yalıtkan bir tabaka oluşur. Omurilik hasarı bel ve göğüs kısımlarında ise her iki bacakta birden kuvvet kaybı olur ve buna “parapleji” adı verilir. Omurilik hasarı boyun bölgesinde ise hem kollarda hem de bacaklarda kuvvet ve hareket kaybı görülebilir ve “tetrapleji” olarak adlandırılır.
Ülkemizde omurilik yaralanmalarının en önemli nedeni trafik kazalarıdır. Diğer nedenler arasında düşmeler, spor yaralanmaları, ateşli silah yaralanmaları ve enfeksiyonlar sayılabilir.
Gençler arasında sık rastlanan nedenlerden biri, derinliği fazla olmayan suya balıklama atlama sonucu boyun omurgasındaki kırıklardır.
Ciddi bir yaralanma geçiren hastalara yapılan ilk müdahale çok önemlidir. Örneğin trafik kazası geçiren bir hastanın araçtan çıkarılması sırasında çok dikkatli olmalı, bel ve boyun aşırı bükülmemelidir. Böyle bir durumda, yetkili tıbbi yardım ekibi gelinceye kadar beklenmeli ve hasta kaza yerinden en yakın hastaneye nakledilirken bel ve boyun bölgesi uygun şekilde tespit edilmelidir.
Omurilik hasarının erken devresinde ameliyatın gerekli olup olmadığı değerlendirilir. Ameliyattan sonraki dönemde ise mümkün olduğu kadar erken, hastanın henüz yatağa bağlı durumda olduğu günlerden itibaren rehabilitasyona başlamak gerekir. Hastanın yatış pozisyonu çok önemlidir. Duyu kaybı nedeniyle, fazla basınca uğrayan yerlerde kolayca yaralar açılabilir. Bası yarası denen bu sorundan korunmak için hastanın yatak içindeki pozisyonu belli aralıklarla değiştirilmelidir. Bunun için gündüzleri saatte bir, geceleri ise iki saatte bir hastanın sağ- sol yanlara veya yüzüstü pozisyona çevrilmesi gerekir. Basıncı azaltmak için özel yataklar ve minderlerden yararlanmak da mümkündür, ancak yine de pozisyon değiştirmeyi ihmal etmemek gerekir. Ayrıca banyo yaparken sıcak su musluğunun fazla açık olmamasına dikkat edilmelidir. Sürekli yatmak zorunda kalan hastaların kaslarında incelme, eklemlerde ise sertlikler oluşması riski vardır. Bu nedenle henüz ayağa kalkamayan hastalarda yatak içinde pasif egzersizlere başlanmalıdır.
Omurilik hasarı sonucu idrar ve dışkı çıkarılmasında da sorunlar yaşanabilir. Erken dönemde hastaya daimi sonda uygulanır. Ancak mümkün olan en kısa sürede daimi sondadan kurtarıp aralıklı sonda yöntemine geçilmesi gerekir. TAK adını verdiğimiz bu yöntemde bizzat hastanın kendisi veya bakıcısı tarafından 4-6 saat aralıklarla mesaneye sonda konur, idrar tamamen boşaldıktan sonra sonda çıkartılır. Dışkı çıkarımı için de her sabah tuvalette oturtularak barsak eğitimine başlanır.
Omurilik hasarının erken döneminde hastanın kol ve bacak kasları tamamen gevşek durumdadır. “Spinal şok” adı verilen bu dönemden sonra yavaş yavaş kasların iç gerginliği artmaya başlar, zamanla kaslarda “spastisite “ denilen aşırı kasılmalar da olabilir.
Hastanın genel durumu uygun olduğu günden itibaren ayakta durma çalışmalarına başlamak gerekir. Uzman bir ekip tarafından yönlendirilen hastada ayakta durma çalışmalarına başlanır. Bacaklarında tamamen güç kaybı olan hastalarda bu amaçla “paralel bar” içinde “breys” adı verilen destekler yardımıyla ayakta durma ve adım atma çalışmalarına başlanır.
Adım atma çalışmaları ilerledikçe hasta paralel bar dışına çıkartılarak günlük yaşantısını kolaylaştıracak hareketler ve transfer aktiviteleri öğretilir. Yataktan tekerlekli iskemleye, iskemleden tuvalete geçişler, günlük bakım ve temizlik faaliyetleri, giyinme, soyunma gibi aktiviteleri mümkün olduğu kadar hastanın tek başına yapması istenir. Bu çalışmalar sonunda, hasar seviyesine ve ihtiyaca göre yapılmış breysler yardımıyla hastalar belirli bir bağımsızlık kazanmış olur ve omurilik hasarına rağmen günlük yaşantılarını yeni bir düzen içinde devam ettirebilirler. Bu noktaya gelinceye kadar dikkat edilmesi gereken en önemli konu, hastanın rehabilitasyonunu engelleyecek yan sorunların ortaya çıkmamasıdır.

HIZLI BİLGİ ve RANDEVU FORMU

Her türlü sorunuz için aşağıdaki formu doldurun, sizi hemen arayalım.

ONLINE GÖZ SAĞLIĞI DANIŞMANLIĞI Bilgi almak için formu doldurun biz sizi arayalım.