Sigaranın Göz Sağlığına Zararları

Eğer sigara içiyorsanız, bir an önce bırakın! Çünkü sigara yaşa bağlı sarı nokta dejenerasyonu için en önemli risk faktörü. Aynı zamanda katarakt oluşumunu hızlandırıyor ve gözlerinizi kurutuyor.  Damar sertliği yaptığı için göz damarlarında tıkanıklığa yol açıyor, bunun sonucunda da görme kaybı gelişebiliyor. Sigara içmeyi kestiğiniz zaman göz hastalığı riskiniz içmeyenlerdeki orana geriliyor.

Bu yazımızda Sigaranın göz sağlığı üzerindeki etkilerinden bahsettik. Sizde de yazıdan bahsi geçen göz problemlerinden herhangi biri varsa göz doktorunuza başvurmanızı tavsiye ederiz. Sağlıklı günler dileriz.

sigaranın zararları
Sigara içmeyin

Makyaj Malzemelerindeki Tehlikeler

Göz nezlesi olarak bilinen konjonktivit, göz farı, göz kalemi ve rimel gibi başkasının makyaj malzemeleriyle geçebilir. Göz nezlesinin yanı sıra alerji, göz enfeksiyonları, tahrişe bağlı cilt hastalıkları gibi pek çok tehlike söz konusu olabiliyor. Vücutta bazı bölgeler görevleri nedeniyle diğer yerlerden yapısal olarak farklılıklar gösterirler, daha fazla damar, daha fazla sinir içerebilirler. Gözlerimizde de damar ve sinir dokuları fazlaca bulunur. Bu nedenle göz ve çevresi diğer bölgelere göre daha hassastır. Makyaj malzemelerinin ortak kullanımı ya da temizlenmemesi durumları sizin için tehlike oluşturmaktadır.

Makyaj yapmanın sizin için tehlikeli hale gelmemesi için aşağıdakilere dikkat etmelisiniz:

1.Makyaj malzemeleriniz size özel olmalı.

2.Yağsız ve su bazlı ürünler tercih etmelisiniz.

3.Yatarken makyajınızı temizlemeyi unutmayınız.

4.Makyaj malzemelerini kullanım tarihine  dikkat ederek kullanmalısınız.

makyaj malzemeleri
Makyaj malzemelerinizi ortak kullanmayın.

Diyabet Teşhisi

Diyabet sıklıkla ilk olarak göz muayenesinde teşhis edilir. Tip 2 diyabet hastaları genellikle semptom göstermezler,

yani bu hastalığı taşıdıklarını bilmezler. Bu tip diyabet normal olarak göz muayenesi sırasında, gözün arkasında kanayan küçük damarların görünmesiyle ortaya çıkar. Erken tanı ve teşhis için göz doktorunuza muayene olmayı ihmal etmeyin.

diyabetin belirtileri nelerdir
Diyabet

No Touch Laser Gerçekleri

İnce kornea nedeniyle lazer tedavisi olamayacağı söylenen kişiler için bir çözüm önerisi: No Touch Laser …  

Lazer tedavisiyle gözlüklerinizden ve kontakt lenslerinizden kurtulmak istiyorsunuz. Gittiğiniz göz hekimi kornealarınızın ince olduğunu ve bu nedenle sizin klasik yöntemlerle lazer tedavisi olamayacağınızı söyledi.Hemen moralinizi bozmayın. Doktorunuzdan No Touch Laser  için bilgi isteyin.

No  Touch Laser tedavisi ile ilgili merak edilenleri özel bir göz sağlığı merkezinin Medikal Direktörü Op.Dr.Ertan Sunay ile konuştuk.

No -Touch Laser ince kornealı gözlere de uygulanabiliyor.

Tıbbi adı Trans-PRK olan No-Touch Laser tedavisi, uzak ve yakın görme bozukluklarının giderilmesinde kullanılıyor.Bu yöntemle miyopi, hipermetropi ve astigmat düzeltmesi yapılıyor.

No-Touch tedavisi için elbette ki korneanın ince olması gerekmiyor, normal kalınlıkta korneaya sahip gözlerde de bu yöntem uygulanabiliyor.

No-Touch tedavisi için hastanın 18 yaşından büyük olması, gözlük numarasındaki ilerlemenin durmuş olması, gözlük ihtiyacı dışında başka bir göz sorununun bulunmaması gerekiyor. Tedavi için üst yaş sınırı yok.

Göze dokunmadan tedavi: No Touch Laser.

Toplumda, gözlerine bir alet veya cihazın temas etmesinin sadece düşüncesinden bile rahatsız olan çok sayıda kişi mevcut.

No Touch Laser  tedavisi, göz duyarlılığı yüksek olan bu kişiler için de uygun olan bir tedavi seçeneğidir.

No Touch Laser  tedavisinde kornea yüzeyindeki epitel zarı kaldırılmıyor, korneada kesi yapılmıyor, korneadan küçük de olsa bir doku parçası çıkarılmıyor. Doğrudan doğruya kornea üzerine lazer uygulaması yapılıyor.

Kornea, bilindiği gibi, gözün en önündeki saydam dokuya verilen isim. Gözlükten kurtulma tedavilerinde lazer uygulaması her zaman gözün bu kısmına yapılıyor. Korneası ince olan kişilerde korneada kesi oluşturarak lazer tedavisi yapılması çok sakıncalı.

Bu tür bir tedavi yöntemi sonrasında hastanın korneasında ilerleyici incelme ve çökme gelişebiliyor, bu durumda da hastanın görmesi çok azalıyor, üstelik işin kötüsü bu görme bozukluğunu yeniden gözlük takarak da düzeltmek mümkün olmuyor, hastaya kornea nakli yapılması gerekebiliyor.

Bu risklerden kaçınmak için, korneası ince olan kişilere No Touch Laser  tedavisi tavsiye edilir.

No Touch Laser: Kesi yok ,temas yok.

Bu yöntemde göze bir cihazla temas edilmeden, korneada kesi yapılmadan, kornea üzerine herhangi bir mekanik işlem uygulanmadan lazer tedavisi yapılıyor.

Uygulama sırasında hasta herhangi bir şey hissetmiyor. Gözün damlayla uyuşturulması tümüyle yeterli oluyor. Tedavi süresi, düzeltilecek gözlük numarasına bağlı olarak 2 saniye ile 55 saniye arasında değişiyor.

Hasta tedaviden sonra gözleri açık olarak evine gidiyor. Bu yöntemle tedavi edilmiş kişilerde, eve gittikten sonra başlayan ve 36 saat kadar süren batışma, kızarma ve göz sulanması oluyor. Bu şikayetleri azaltmak için hastanın kendisine verilen göz damlasını kullanması gerekiyor.

Tedaviden sonra gelişen görme bulanıklığı 3-4 gün sonra azalıyor ve hasta bu sürenin sonunda araba sürebilecek ve bilgisayar kullanabilecek duruma geliyor.

Göz Sağlığına İyi Gelen Besinler

Gözlerin sağlıklı ve güçlü olması için farklı renklerde sebze ve meyvelerin düzenli olarak tüketilmesi  gerekir. Gözümüzü korumak için hangi besinleri sıklıkla tüketmemiz gerektiği ile ilgili Veni Vidi Göz Sakarya Tıp Merkezi doktorlarından Op.Dr.Ahmet Gökdere ile konuştuk.

Hergün düzenli meyve ve sebze tüketilmeli

Yediğimiz meyve ve sebzeler göz sağlığımız için büyük önem taşıyor. Yaşla birlikte zayıflayan gözümüze iyi bakmazsak körlüğe kadar uzanan rahatsızlıklarla karşılaşabiliriz. Bu nedenle genç yaşta yediğimiz besinlere dikkat etmeliyiz.

Çünkü gözlere iyi geldiği bilinen bazı yiyeceklerle gözlerdeki yaşlanmayı yavaşlatılabilir. Erken yaşlarda düzenli olarak ve bol miktarda meyve ve sebze yemek, ilerleyen yaşlarda görme kayıplarını önemli oranda engelliyor.

Antioksidanlar Önemli

Yapılan birçok araştırma antioksidanların göz hastalıklarını önlediğini gösteriyor. A, C, E vitaminleri, çinko, beta karoten, lutein ve zeaksanthin, omega 3 ve omega 6 gibi güçlü antioksidanlar tüm göz sağlığı için büyük önem taşıyor ve bu maddeler özellikle yaşlanma ile ortaya çıkan katarakt ve makula dejenerasyonu gibi göz hastalıklarının önlenmesine yardımcı oluyor. Düzenli meyve ve sebze tüketerek antioksidanları ve ihtiyacımız olan vitaminleri doğal yollarla alabileceğimizi belirtiyor.

GÖZ SAĞLIĞIMIZ İÇİN HANGİ BESİNLERİ TÜKETMELİYİZ?

Op. Dr. Ahmet Gökdere’ye göre, özellikle lutein ve zeaksanthin bakımından zengin olan aşağıdaki besinleri yiyerek göz sorunlarını en aza indirmek elimizde.

  • ISPANAK: Ispanak ve lahana, içerdiği karotenoidler, beta-karoten ve zeaksanthin adlı doğal antibiyotikler ile büyük miktarda besin hücresi içeriyor ki bu da katarakt riskini azaltması anlamına geliyor. Ispanak, yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı gözlerimizi korurken güneşten gelen zararlı mavi dalgaları da filtreleyerek doğal güneş gözlüğü görevi görüyor.
  • YEŞİL ÇAY: Gözlerimiz için güçlü koruma yeteneğine sahip antioksidan ailesinden olan bu bitki, gözün bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek güneşten gelen UV ışınlarının vereceği zarardan retinayı koruyor, glokom hastalığı riskini ve uzun çalışma saatleri nedeniyle oluşan gözlerdeki gerginliği azaltıyor.
  • CEVİZ: Beyin ve göz sinirlerinin gelişiminde büyük önem taşıyan ve omega 3 açısından zengin bir kaynak olan ceviz, göz kuruluğunu azaltıyor. İçeriğindeki E vitami retina dejenerasyonunu önlüyor.
  • KABAK: Harika bir A vitamini kaynağı olan bu besinin yeterli miktarda tüketilmesi başta gece körlüğü olmak üzere makula dejenerasyonu ve katarakt oluşumunu geciktiriyor.
  • SOMON BALIĞI: Somonda bulunan omega 3 yağ asitleri yetişkinlerdeki makula dejenerasyonu riskini düşürüyor. Somon aynı zamanda gözleri glokoma ve göz kuruluğuna karşı da koruyor.
  • HAVUÇ: İçerdiği A ,C, E vitaminleri ve beta-karoten sayesinde gözleri koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor.
  • ÜZÜM: Üzüm çekirdeğinin içinde çok kuvvetli bir antioksidan var. Üzüm, makula dejenerasyonunda ve diyabet hastalığında oluşan damar ve sinir hasarından korunmak için alınıyor.
  • MISIR: İçerdiği zeaksanthin adlı bir bitkisel bileşim sayesinde yaşa bağlı gelişen görme bozukluklarını azaltıyor.
  • KİVİ: Kivide bol miktarda bulunan E vitamini, retina dejenerasyonunu önlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca gözdeki kan damarlarını besleyerek gözlerin canlı ve parlak olmasını sağlıyor.